AÇ KALMADAN 5 ADIMDA ZAYIFLAMANIN SIRLARI

yorumsuz
12 views

AÇ KALMADAN 5 ADIMDA ZAYIFLAMANIN SIRLARI

Zayıflamak isteyen aç kalmalı değil mi? Harvard Profesör’ü David Ludwig’e göre bu sorunun cevabı, hayır!  Vücudunuzu yeniden programlayarak, size göre göndermeye çalıştığı sinyallere kulak vererek, kilo verebilirsiniz. İşte yapacaklarınız….

KALORİ SAYIP AÇ KALMAYA SON VERIN
Bu şekilde kilo vermeye çalışmak hem kolaya kaçmak oluyor, hem de kısa zamanlı bir kilo kaybına neden oluyor. Vücudumuz, harcadığı enerjiyi yağlardan, karbonhidratlardan ve proteinlerden elde ediyor. Yağın bir gramı dokuz kalori ederken, karbonhidrat ve proteinlerin gramı dört kalori ediyor. Mesela bir kutu kola, bir dilim yağlı peynirli ekmekle aynı kaloriye sahip. Buna ek olarak, her karbonhidratın getirisinin aynı olmadığını söyleyebiliriz.

Şeker ve beyaz ekmekten aldığımız nişasta ve makarna gibi karbonhidratlar bizlere haz verse de şekerimizin düşmesine ve uyuşukluk hissine neden oluyor. Buna karşın sağlıklı karbonhidratlar daha yavaş ve kademeli olarak parçalanıyorlar. Ayrıca daha çabuk tokluk hissi, enerji veriyor ve kolay acıkma olasılığınızı azaltıyor. Unutmayın, açlığınızı bir süre görmezden gelebilirsiniz ama en sonunda başa dönersiniz ve aniden yemeye başlarsınız. İşte bu yüzden kalori saymak ne yazık ki uzun soluklu bir çözüm olamıyor. Unutmayın, hangi besinleri tükettiğiniz, kaç kalori aldığınızdan daha önemli!

YAĞ HÜCRELERİNİZİ YENİDEN PROGRAMLAYIN
David Ludwig’e göre üstünde durmamız gereken başka bir şey daha var… Çok fazla yemenizin nedeni, vücudunuzun buna ihtiyaç duyması. Bu da yaptığınız diyetin sonucunda oluşuyor, özellikle de yüksek karbonhidratlar yüzünden. Çok fazla yüksek karbonhidratlı besinler tüketmeniz, vücudunuzun daha fazla insülin oluşturmasına neden oluyor.

İnsülin, vücudunuzu ‘enerji depolama modu’na alıyor ve sonucunda da yağ dokunuz acil enerji ihtiyacı için sinyaller vermeye başlıyor. Vücudunuz da bu enerjiyi kan şekerinizi düşürerek, kan dolaşımı yoluyla yağ dokularınıza yolluyor ve yeni bir açlık hissi oluşumuna sebep oluyor. Sonucunda da daha çok yemeğe saldırıyor, yağ dokunuzun da daha fazla enerjiye ihtiyaç duymasına yol açıyorsunuz. İşte bu yüzden az yiyerek ya da aç kalarak zayıflamaya çalışmak çok zor. Yağ dokunuzun enerji çağrısı yapmasını engellemek ve daha da fazla kilo almamak için kendisi istemeden, ona bu enerjiyi siz verin!

BAĞIMLILIĞINIZDAN KURTULUN
Çözüm basit; karbonhidrat tüketiminizi azaltın. Ancak ne yazık ki bunu hayata geçirmek söylemesi kadar kolay değil. Karbonhidrat tüketimini azaltamayışımızın nedenlerinden biri de durmadan canımızın karbonhidrat ve şeker çekmesi. Şeker (özellikle de yağlarla birleşmiş olanlar) fiziksel olarak yapmasa da psikolojik olarak bağımlılık yaratıyor. Kısa süreli verdiği hazzı arzuluyorsunuz ve daha az tüketmeyi göze alamıyorsunuz. Bir ya da iki haftalığına bu şekerlemelere ve tatlılara ara verin ve vücudunuzun ne kadar hafiflediğini gözlemleyin.

Özellikle de vücudunuzu aslında ne kadar rahatsız ettiklerinin farkına varın. Bunu yapmanızın bir diğer avantajı ise, stresli veya üzgün olduğunuzda bu yiyeceklere saldırmamanız olacak ve kendinizi aşırı şeker tüketiminden korumuş olacaksınız.

LIGHT GIDALARDAN VAZGEÇİN VE İŞLENMİŞ YİYECEKLERI DAHA AZ TÜKETİN
Light ürünler ne yazık ki hassasiyeti olan kişiler için iyi bir alternatif oluşturmuyor. Bu yiyecekler her ne kadar düşük kalorili olsa da sağlıklı değiller. Üstelik hemen hemen hepsi kalıplaşmış ve eskimiş ‘şişmanlık kötüdür’ düşüncesi üzerine odaklanmış besinler. Birçok light üründe şeker yerine karbonhidrat kullanılıyor. Bu da istediğimizin tam olarak tersi. İşte bu yüzden light ürünler kullanmak yerine, yiyeceklerin asıllarını tüketmelisiniz. Hatta ve hatta mümkünse diyetisyenlerin üzerinde durduğu ‘gerçek besin’ denilen yiyecekler üzerine yoğunlaşmalısınız.

Bu terim biraz garip gelse de, ‘az işlenmiş’ besinler tam olarak isteğimizi karşılıyor. Az işlenmiş besinler daha az karbonhidrat ve yeterli miktarda protein, yağ ve lif içeriyor. Örneğin; kahvaltıda yaban mersinli bir kâse yoğurt, fındık ya da sebzeli omlet yiyebilirsiniz. Öğlen yemeği için buğday, baklagil türü ya da kinoalı bir salata tüketip, atıştırmalık olarak, elma, birkaç ceviz ve yoğurt yiyebilirsiniz. Akşam yemeği olaraksa ızgara balık ve sebze haşlanmış sebze tercih edebilirsiniz. Yanında ise bol salata…

İDEAL KİLONUZU KABULLENİN VE VÜCUDUNUZU DİNLEMEYİ ÖĞRENİN
Sağlıklı beslenmenin püf noktalarını öğrendiğinizde kilonuzu kontrol altına almanız daha da kolaylaşacaktır. Zayıf kalmak için aç kalmak zorunda olmayacaksınız. Çünkü aç kaldığınız takdirde kilo almanızı hızlandırmış olduğunuzu ve asıl korkmanız gerekenin bu olduğunu öğrenmiş olacaksınız. Yemeklerle ilgili bilinen en büyük yanlışlardan biri de; yemeği görmezden gelerek, hücrelerinize sürekli açlık sinyali yollamak. Gerçekçi olalım. Genetiğin insan vücudunda ve mevcut kilo durumunda büyük etkisi var.

Bu yüzden düzenli spor yapar, uykunuzu alır ve kendinize dinlenmek için vakit ayırırsanız bütün bir haftayı spor salonunda geçirmenize gerek kalmaz. Metabolizmanızı aşırı karbonhidrat tüketmesi için zorlamaz ve açlık sinyallerine kulak verirseniz, vücudunuzun kendiliğinden ideal kilosuna ulaşmasını sağlarsınız. Tam olarak doyana kadar yemekten çekinmeyin. Yemekten kastımız elbette sağlıklı seçeneklerden oluşuyor. Şimdiye kadar görmezden geldiğiniz veya kabullenemediğiniz o açlık sinyallerine kulak vermeniz biraz zaman alacaktır. Siz yemeğinizin tadını çıkarın

Sosyal Medyada Paylaş Whatsapp Facebook Twitter Google+

Etiketler: , , , ,
Eklenme Tarihi: 19 Nisan 2020

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın