KAPLUMBAĞA KADAR YAVAŞ OLUP, YAĞ YAKMANIN İNCELİKLERİ

yorumsuz
11 views

KAPLUMBAĞA KADAR YAVAŞ OLUP, YAĞ YAKMANIN İNCELİKLERİ

Siz de süratli yapılan Interval egzersizlerden yorulanlardansanız, güzel bir haberimiz var! Artık bir kaplumbağa kadar yavaş olabilir ve buna rağmen yağ yakabilirsiniz.
Az efor harcayarak büyük sonuçlar elde etmek için yazımızı mutlaka okuyun.

Instagram hesabınızdan bir düzine fit kadın takip ediyorsanız, siz de yoğun dayanıklılık egzersizlerinin, CrossFit’in ve HIIT’in (High Intensity Interval Training – Yüksek Şiddette Aralıklı Çalışma) yani interval egzersizlerinin ne kadar işe yaradığını biliyorsunuzdur. Karın kaslarını ortaya çıkarabilmek adına, çok fazla spor yapıyorlar! Crunch, ağırlık kaldırma, kendi vücut ağırlığınızla çalışmak, crossfit ama hepsinden önemlisi bunları, dayanıklılık artırmak için kısa sürelerle hızlı hızlı yapmak ve çabucak egzersiz şekli değiştirmek… Şimdiden bunları sadece okumak bile sizi yordu değil mi? Neyse ki biz tembeller için yeni bir fitness trendi ortaya çıktı; slow-motion fitness.

HAFTADA BİR KERE
Uma Thurman ve Sheron Stone’un kişisel fitness eğitmeni Adam Zickerman, yıllardır Amerika’da başarıyla yapılan bu egzersiz tarzının yaratıcısı. Evet; bu yeni egzersiz tarzının ismi Power of 10; ancak bizim için kendisi ‘yavaş fitness’ demek! Müjde! Haftada sadece bir kere, totalde 25 dakika süren bu egzersizle, ana kas gruplarınızı çalıştırabiliyorsunuz. Haftanın geri kalanında ise kaslarınız dinleniyor ve kendilerini yeniliyorlar ama aynı zamanda yağ yakmaya da devam ediyorlar. Amerika’da ortaya çıkan bu trend, okyanusu aşarak tüm dünyaya yayılıyor.

İngiltere’de geçen yıl açılan Rev5 Fitness Merkezi de aynı amaca hizmet ediyor, haftada 15 dakikalık egzersiz prensibiyle çalışıyor. Kurucu ortak Dr. Tahir Masood; “Hızlı hareketler ile kaslarınızı bir sonraki harekete hazırlıyorsunuz ancak daha yavaş hareket ederseniz, kaslarınızın durmasına hiç fırsat vermezsiniz ve daha yoğun çalışarak çok yorulurlar. Bu da kas büyümesini hızlandırır” diye konunun mantığını açıklıyor. Bu sisteme ise HIT
(High Intensity Training – Yüksek Şiddette Egzersiz) yani ‘aralıksız egzersiz’ de deniyor.

NE SIKICI NE DE STRESLİ
Kişisel fitness eğitmeni Angélique Hage, slow-motion fitness’ın faydalarını şöyle anlatıyor; “HIIT çalışma tarzında, olabilecek en kısa sürede çok egzersiz yapmak hedefleniyor ve epey tekrar içeriyor. Birçok insan bu çalışma sistemini doğru uygulamama sonucunda sakatlıklar geçiriyor çünkü kaslarına çok yükleniyorlar ya da kısıtlı bir zamana sıkıştırmaya çalıştıkları egzersizlerinin tekniğine çok da önem vermiyorlar. Ancak slow-motion fitness’da tempo çok düşük olduğu için farkında olmadan tekniğe odaklanmanız gerekiyor, doğru bir uygulamayla da sakatlık riski azalıyor.

Böylece vücudunuzun sınırlarını daha iyi keşfedebiliyorsunuz. Örneğin çok yavaş şınav çekerseniz, sadece karnınızın ve kollarınızın değil, kalça ve bacaklarınızın da çalıştığını hissedeceksiniz.” Dayanıklılık için uzun vadede her iki prensipte de çalışmayı öneren Hage; “Sadece HIIT yapmak vücuda çok fazla stres yüklüyor. Sadece yavaş çalışmak da bir süre sonra çok sıkıcı olabiliyor. Dolayısıyla ikisini birlikte yapıyor olmak işleri daha ilginç kılabilir. İçinde farklı çeşitler olan bu zengin menüyle vücudunuzu hemen uyandıracaksınız. İşte etkili çalışma yöntemi diye buna denir çünkü biri diğerinden daha iyi diye bir şey yok. Her şey zamanlamayla ilgili… İyi düzenlenmiş bir egzersiz programında farklı prensiplerin doğru yer ve zamanda yapılmasıyla vücudunuz gelişecek” diyor.

Önemli olan kendi vücudunuza en uygun çalışma stilini bulabilmek. Eğer işiniz çok yoğun ve stresliyse, sizin için yavaş formda egzersizler, mesela yoga ve meditasyon çok iyi olabilir. Bu yüzden büyük ve çok yoğun şehirlerde toplu yoga sınıfları var. Bunlardan bazılarında yin yoga yapılıyor ki bu, yoganın ekstra yavaş olan bir çeşidi diyebiliriz.

YAVAŞ YOGA YAPMAYI HİÇ DENEDİNİZ Mİ?
Evet, yoga dahi epey yavaşlayabilir. Yoganın daha aktif formları olan, hot yoga ya da power yoganın yanında, bir pozda 20 dakika boyunca durduğunuz bir form olan yin yoga da mevcut. “Bazı insanlar, yogayı nedense çok korkutucu buluyorlar, bunun sebebi kendi vücut duruşlarının yogaya el vermiyor ya da esnekliklerinin yetmiyor oluşu. Ancak yin yogayı herkes yapabilir çünkü zorlayıcı bir tarz değil” diyor yin yoga ve meditasyon eğitmeni Marlene Smits ve şöyle ekliyor; “Ben derslerimde öğrencilerimizi sadece üç ila beş dakika arası aynı pozda tutuyorum.

Eğer oturuyor ya da yatıyor pozisyondaysanız kaslarınız bu şekilde yerlerine oturuyor ve sizi zorlamıyor. Ayrıca bu şekilde kaslarınızın uzamasına da yardımcı oluyorsunuz, sırtınızı ve pelvis bölgenizi esnetiyorsunuz. İyi olan tarafı ise bu sırada vücudunuzu yeniden keşfetmeniz, ayrıca nefesinize de odaklanıyorsunuz. Maalesef çoğu insan hızlı yaşamlarının içerisinde vücutlarıyla iletişim kurmayı unutuyor. Yin yoganın ise bunun çok derin ve huzurlu bir yolu olduğunu söyleyebilirim ve herkese tavsiye ederim.

Vücudunuzun çeşitli yerlerine sıkışıp kalmış kötü anılarınızın izlerinden, bu bölgeleri rahatlatarak ve açarak kurtulabilirsiniz. Ya da vücudunuza neyin zarar verdiğini daha iyi anlayacağınızdan, kötü yeme alışkanlıklarınızdan kurtulabilirsiniz. Mesela ben yin yogaya başladıktan sonra sigara içmeyi bıraktım” diye devam ediyor. Smits ayrıca vücuda yin ve yang’ın tezatlığının iyi geldiğini savunarak, yin yoganın yanında kas tansiyonunuzu hızlandıracak hızlı egzersizler de yapmanızı öneriyor.

FİT KADINLAR DA ONA HAYRAN
Instagram’ı biraz daha araştırırsanız egzersiz âşığı kadınların da bu yavaş egzersiz prensibine tutkuyla bağlı olduklarını göreceksiniz! LISS (Low Intensity Steady State – Düşük Şiddette Aralıksız Çalışma) hashtag’iyle aradığınızda kendilerine ulaşabilirsiniz.

Bu çalışma şeklini ise kardiyonun daha rahat bir versiyonu gibi düşünebilirsiniz. Mesela bisiklete binmek, yüzmek ya da doğa yürüyüşü yapmak gibi, yani yavaş tempoda yapabileceğiniz ancak hiç aralık vermediğiniz bir egzersiz biçimi… Bu durumda yüksek şiddetli çalışma egzersizlerinin daha hızlı kilo verdirmediğini de anlayabiliyoruz. İşin aslı şu ki; fit kalmanın farklı yolları da olduğunu bilmek gerek! Eğer sizin de canınız, atlamak, zıplamak, koşmak ve hızlı hareket etmek istemiyorsa basit düşünün, yavaş bir egzersiz şeklini tercih edin!

EGZERSİZ VS. RAHATLAMA
Belçikalı spor fizyoterapisti Rest Is The New Sports – Dinlenmek Yeni Spor Şekli kitabının yazarı Jef Geys konu hakkında şunları söylüyor; “Uzun ve yorucu bir günün sonunda birçok kişinin stressiz bir egzersize ihtiyacı varken, insanların niye spor salonlarında vücutlarına ekstra atak yaratmaları gereken bir çalışma şeklini tercih ettiklerini hiç anlayamıyorum doğrusu.

Zaten yorgun bir vücudunuz varken, onu neden yeniden terlemeye, heyecanlanmaya, adrenalinini yükseltmeye ve yakıma zorluyorsunuz ki? Böyle bir günün ardından rahatlamanıza yardımcı olacak bir egzersiz şeklini tercih etmenizi tavsiye ediyorum. Yüzün, doğada yürüyüş yapın ki, stres hormonlarınızın seviyesi biraz düşsün.”

Sosyal Medyada Paylaş Whatsapp Facebook Twitter Google+

Etiketler: , , , ,
Eklenme Tarihi: 20 Nisan 2020

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın